Kehf ashabının bitmeyen derin yolculuğu devam ediyor. Bu yolculukta anlattıklarımızı bir toparlayalım. Kehf ashabı toplumsal bilinçaltı kodlamalarına maruz kalan ve maruz kalma sonucu yaratıcı ile olan alakayı kaybetmek istemeyen bir
Önceki yazımızda mağaranın derinliklerine doğru bir yolculuğa çıkmıştık. Kehf meselemize devam edelim o zaman. Onlar, mağaranın geniş bir dehlizinde bulunurlarken, Güneş'in doğduğu zaman, mağaralarından sağa tarafa yöneldiğini, battığı zaman da
Kehf suresi ve olayı açılımları bitmeyen üzerine düşündükçe de daha derine inilen bir mesele olarak hafızalarda yer etmiştir. İlimde derinleştikçe Kuran'ın sadece bir kitap değil yaşamın anahtarı olduğunun farkına vardığında
Fil ve Ebabil kuşları misalini duymuşsunuzdur. Koca koca filler küçücük kuşlara yenilmişti. Bu da Rabb'in gücünün göstergesi olarak akıllarda yer etmişti. Mesele ile ilgili bilinen anlatımlar; mana derinliğine indikçe ve
Maalesef o kadar alıştık ki abartı din hikayelerine artık yolumuzu bulmakta güçlük çekiyoruz. Gökten demir indirilir, Ay yarılır, deniz ikiye bölünür gibi fantastik kurgulara kendimizi o kadar kaptırdık ki asıl
Nuh ve gemisi bir çok mitolojiye konu olmuş, hakkında bir çok fikir yürütülmüş bir misaldir. Evrensel olan ve anlatımı zamana ve mekana bağlı olmayan ayetlerle birlikte Nuh'un gemisinin aslında bir
Çok katmanlı açılımlara sahip olan Kurân, adeta yaşayan bir canlı gibi işlemektedir. Açılımlar senin ne denli hazır olduğuna bağlı olarak gerçekleşir. Çoğumuz bu kitabın nasıl işlediğini bilmemekle birlikte ezbere ve
Adı geçen çok da meşhur olan bir hayvan var ayetlerde. İnek, sığır, öküz, boğa olarak çevrilir genelde. Hani, Musa halkına: "Allah, sizden bir sığır kesmenizi istiyor." demişti. Onlar da: "Sen
Bu yazımızın 4. serisi ile devam edelim. "Mademki onlardan ve Allah'tan başka kulluk ettikleri şeylerden ayrılmayı tercih ettiniz, o halde mağaraya sığının ki, Rabb'iniz size rahmetini açsın ve size destek










