Giriş Kur'an-ı Kerim'de, akılları meşgul eden ve derin anlamlar taşıyan bir misal, örümcek metaforudur. Bu misal, yalnızca fiziksel bir durumu değil, aynı zamanda manevi ve felsefi bir hakikati de işaret eder: "Allah'ın
Herkese merhaba;Nuh ve gemi misalini okurken, geminin bedenle ilişkili olabileceği düşüncesine kapılmıştım. Anlık gelen bir ilham, bir sezgi olması neticesiyle konuyu irdelemeye başladım. Yolculuğa başlamadan önce sizden tek ricam, şu
Dört büyük melek serimizin ikinci bölümüne geçiyoruz. İlk yazımızda, Cebrail adıyla bilinen ve ilahi hayali, yani hakikatin insan idrakine yansıyan ilk kıvılcımı temsil eden meleğimizden söz etmiştik. Şimdi ise serimizin
Hızır, Kur’an’da adı geçmeyen bir peygamber olmasına rağmen İslam kültüründe kendine çokça yer verilmiş bir şahsiyettir. Kendisine Rab katından ilim verilmiş ve bu ilim de ‘İlm-i Ledün’ olarak yorumlanmıştır. Birçok
Evrensel ve bireysel kullanma kılavuzu olan Kur'an'da ve birçok din adı altında oluşan topluluklarda kendisine sağlam bir yer edinmiş olan Süleyman Peygamber ve ilahi bilgiyle dolu kıssaları, insanı içine çeken






