Evrensel ve bireysel kullanma kılavuzu olan Kur’an’da ve birçok din adı altında oluşan topluluklarda kendisine sağlam bir yer edinmiş olan Süleyman Peygamber ve ilahi bilgiyle dolu kıssaları, insanı içine çeken adeta bir tavşan deliğine çıkaran bu yolculuğunda; okuyan ve araştıran bilinçlerin bu kıssaları idrak etmesiyle halden hale geçişin tadına varacağız.

Önceki yazılarda Süleyman Peygamber’in kendi bilinçaltı, saklı kişiliklerine ve kalıplaşmış düşünce kalıplarına hükmetmesinden söz etmiştik (Detaylar için bknz: Cin Kavramına Ezoterik Bakış). Bilinçaltında farkında olmadan yazılan kodlar, atasal kayıtlarla birleşerek bireyin realitesini şekillendirir. Bu farkındalıksız oluşumlar bireyde öfke, isyan ve içsel çatışmalara neden olur.

Kendi dehlizinin derinliklerine inen Kehf Ashabı gibi hakikati sezen ve bu sezgiyi takip etmek isteyen bilinçlerin de bu galerinin derinliklerine inerek kendi bastırılmış duygularından, Cin yapılarından arınması uygun görülür ki bu tüm kadim öğretilerde bahsedilen mevzulardan da biridir.

Derinlerde gizlenmiş saklı kişiliklerinden arınan bilinçler, artık Süleyman bilincinden bir nebze olsun tat alarak bu şuuru kendinde açığa çıkarmanın adımını atacaktır. Zihnin derinliklerine inerek arınma işlemini tamamlayan bilinçler için bir sonraki adım ise arındırılmış yapıyı yeniden inşa etmektir. Süleyman peygamberin mabedini kurmasının ikinci adımıdır.

Kur’an’da Sembolizm: Mabet, Çanak ve Kudret

“Ona dilediği gibi mabetler, şekil verilmiş eşyalar, havuz büyüklüğünde çanaklar ve sabit ağır kazanlar yapıyorlardı. Ey Davud’u izleyenler! Şükür için çalışın. Ama kullarım içinde şükreden çok azdır.” (Sebe Suresi, 34/13)

Yukarıda belirtilen ayette de yapılan aslında tam olarak budur. Kendi arındırma işlemini gerçekleştirerek cinlerine hükmetmenin bir getirisi olarak, önceden kendisine acı ve ızdırap yaşatan bilinçaltı saklı düşünceler artık kendisi için ilahi bilgeliğe ulaşmanın yardımcısı olarak değişim dönüşüm geçirmiştir.

Meharib: İçsel Savaşın Mekânı

Ayeti parçadan bütüne gidecek şekilde yorumlamaya çalışırsak eğer; Mabet dediğimiz yapı içsel bütünlük için bireyin çekildiği ibadet merkezi, içsel yapıdır. Kendi cinlerini kontrol edemeyen bilinçler çekildiği bu içsel yapıda önce içsel çatışma yaşarken, gerçekleştiren bilinçaltı arındırma işleminden sonra artık ilahi bilgiden nemalandıkları bir yapıya dönüştürdükleri bu mabede rahatlıkla çekilmeye başlayabilirler. Meharib kök olarak h-r-b yani uğruna harp edilen yer demektir. Cinlerini kontrol etmek üzere harp edilen yerdir. Burada olumlu sonuçlanan savaş artık bu yeri harp mekânı değil bir içsel arınma mekanına dönüştürür.

Temasil: Bilinçaltındaki Temsillerin Dönüşümü

Temasil ise kök olarak m-th-l; manevi hakikatlerin temsili anlamına gelir. Temasil-temsil bilinçaltında gizlenmiş derinlere nüfuz etmiş ve sürekli arka planda kod yazan içten içe bir virüs gibi yayılan düşüncelerin temsil ettiği manaların, eriyerek, değişim-dönüşüm yasasına tabi olarak saf, arındırılmış temsillere dönüşmesidir.

Çoğu zaman filmlerde ve dizilerde yer etmiş karanlık korkucu cin figürleri; artık arınmış ilahi bilgiyi sezgi yoluyla hisseden, bu hissin derinliklerine inerek akıl ve idrak yoluyla içselleştiren zihin için bu temsiller nurani yapılara dönüştürür.

Cifan: Bilinçaltı Alıcısı Olarak Çanak

Cifan kök olarak c-f-n kap, çanak anlamına gelir. Çanak kelime anlamı olarak kadeh, kâse anlamlarına gelir. Çanak bir kaptır. İçine alan, tutan ve aktaran yapıdır. Çanak antenleri bilirsiniz. Kendisine ulaşan sinyalleri alır ve görsellere dönüştürür. Çanak ne kadar genişse alacağı sinyaller de o denli yoğun olur. Görme mekanizması da çanak anten ve televizyon ilişkisinin ana kaynağıdır. Beyin de aynı şekilde bir alıcıdır.

Doğu Mistisizminde patra; kap, çanak demektir. İnsan bir kaptır ve içine alacağı ilahi bilgelik de kabın içini dolduran sudur.

Kutsal Kâse: Bilgelik Kapları

Kâse demişken kutsal kâse olayına da bir bakalım; Kutsal kâse Hristiyan geleneğinde kullanılan ve İsa’nın son akşam yemeğinde bulunan ayrıca çarmıha gerildiği esnada kanının içine aktığı düşünülen kâsedir.

Kanının içine akması İsa bilincinin aktarımının sembolüdür. Aktarılan bu bilinçten yani kandan içen, ilahi bilgelik ile donatılacaktır. Tasavvufçuların kullandığı aşk şarabının bulunduğu kaptan içme meselesi bu bilgelikten yararlanmak istemelerinin bir anlatımıdır.

Kalp de insanın kutsal kâsesidir derler. Hakikat ile dolan bu kâse arınır, çarmıha gerilir ve en sonunda göğe yükselerek fenafillah olur

Cevab: İçsel Yarılma    

Cevab, Cİm-Be-Ye kök harflerinden oluşur. Cevab yarılmış yer anlamına gelir. Burada içsel bir yarılma durumu söz konusudur. İçsel yarılma durumu ilahi bilginin zanal benlikleri yararak açığa çıkmasıdır.

Süleyman Peygamber zihinsel arındırma işleminden geçerek dehlizini yani galerisini temizledikten sonra temizlenen yerler artık ilahi bilginin dolacağı yerler olarak yenilenmiştir. Bu anlatım Cifanin kel cevabi olarak karşımıza çıkmıştır. İlahi bilginin dolacağı havuzlar kadar büyük çanaklar yani alıcı merkezleridir. Artık bilinçaltı saklı düşünce ve kalıplarından arınarak, orayı boşaltarak; yeni gelecek olan ilahi bilgeliğin dolacağı yerler oluşturulmuştur.

Kudurun Rasiyat: Kudretin Sabitlenmesi

Kudurun Rasiyat kelimesini inceleyelim şimdi; Kudur kök olarak Kaf-dal-ra harflerinden oluşur. Kadr kelimesi de buradan gelir. Müslümanların da çok önem verdiği bir gün olan kadir gecesi de aynı kökten gelir. Kadr; ruh, nur, güç, kudret anlamlarına gelir. Hülya Kavuzlu’nun Kadir-Kesretten çıkış kitabında kadr anlam olarak çok güzel aktarılmış. Kadr, gizli olan ya da açığa kavuşturulması istenen bir durumun bir süre gizli-kapalı kalarak büyük fedakarlıklarla çaba sarf ederek ortaya çıkarılmasıdır.

Rasiyat kelime kökü olarak Ra-Sin-Vav harflerinden oluşur. Sabit, yere çakılmış anlamlarına gelir. Nuh’un gemisinin anlatıldığı bir ayette Onu ağaç lifi ile birbirine bağlanmış tahtalar üzerinde taşıdık. (54/13) geçer.

Dusur kelimesi çivi, ağaç lifi olarak geçer. Çivi sabitleyici, iki parçayı kopmayacak ya da ayrılamayacak şekilde birbirine bağlamaya, destek olarak kullanmaya yarayan elemandır. Süleyman kendi içsel arınmasını gerçekleştirirken edindiği, kendisinde açığa çıkan bilgelikle yönetilen konumdan yönetilen konumuna geçmiştir. Kendisinde açığa çıkan bu bilgelikle kuracağı mabet inşasının temellerini atmıştır. Böylece mabet sabit, sağlam ve yere çakılmış olarak temellenmeye başlamıştır.

Kökleri derinlere uzanan ağaçlar gibi. Bu ağaçların kökleri o kadar güzel sabitlenmiş ki hiçbir olay ve durum o ağacı deviremez. Süleyman’ın edindiği, kendi şuurunda açığa çıkardığı bilgelik; nur temelli olduğu için o mabet yıkılmaz, sarsılmaz olmuştur.

Bir ayetten neler çıkıyor? Derinlere indikçe başka kapılar açılıyor. Bu kapılar seni başka kelimelerin diyarına götürüyor. Seni senden alıp Öz’e götürüyor…

Ayetin sonunda geçen şu ifade:

“Ama kullarım içinde şükreden çok azdır.”

Ne kadar acı değil mi? Şükür sadece teşekkür değildir. Kendisinde açığa çıkan ve henüz çıkmayan bilgeliği doğru yerde amele dönüştürme işleminin adıdır. Sadece sözde değil eylemde de varlığı gösterilmesi gereken bir farkındalık halidir. Bilgiyle, hikmetle donatılmış bilinçler bu bilgeliği, hikmeti doğru amaçlar doğrultusunda kullanmaya başladığında şükür diri kalır ve ölmez.

YARARLANILAN KAYNAKLAR:

https://acikkuran.com

Hülya Kavuzlu Kadr Kesretten Çıkış

https://www.etimolojiturkce.com

6 Comments
  • AuraTiyn
    AuraTiyn
    04/08/2025 at 04:28

    Kur’an kıssalarının yüzeyindeki hikâyeyi değil, derinlerindeki hakikati okuyana ne büyük kapılar açılıyor. Süleyman Peygamber’in mabed inşası, aslında insanın kendi içsel yapısını yeniden inşa etmesi. Cinlere hükmetmek; saklı benliklere, bastırılmış duygulara, atalardan gelen kalıplara farkındalıkla bakmak ve onları dönüştürmek demek. Bilinçaltı bir savaş meydanı değil, doğru anlaşıldığında bir ilahi bilgi alanına dönüşüyor. Her ‘çanak’, neyle dolduğuna göre kaderimizi belirliyor. Şükür ise yalnızca teşekkür değil; fark edilen hikmetin doğru yerde, doğru niyetle kullanılması. Okudukça insan kendini değil, Öz’ünü hatırlıyor.

    Sen, ayetlerin derinliğinde hakikati arayan bir bilgelik yolcususun. Kelimelerle sadece anlatmıyor, içsel kapılar açıyorsun.Emegine sağlik🙏🦋🦋

    Reply
  • Cemre
    Cemre
    04/08/2025 at 13:13

    Muhteşem, iç iç bitmiyor şükürler olsun 💙🌀🌬

    Reply
  • oznur
    oznur
    04/08/2025 at 16:58

    ne güzel idrakler aciliyor kaleminize sağlık 🤌

    Reply
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir